Yalan Söylemek Yorucu mu?
Yalan Söylemek Yorucu mu?

  Onu hepimiz tanıyoruz. Türk futboluna çokça emeği geçen büyük bir spor insanı desem abartmış sayılmam. Dürüstlüğü, tutarlı kişiliği ve güven veren duruşuyla değişik kesimlerin üzerinde uzlaştığı bir insan o. 2002 FİFA Dünya Kupa’sında Türk Futbol’unun başarısının altında onun imzası var. Sanırım tahmin etmiş olmalısınız kimden bahsettiğimi: Şenol GÜNEŞ Zannetmeyin ki burada uzun uzadıya spordan bahsedeceğiz. Sporla çok ilgilendiğimi söyleyemem. Nedense bir türlü ısınamadım sporla ilgili uğraşlara. Hani olur ya insanlara ne yapsalar da bir türlü kendini veremedikleri şeyler olur. Benimkisi de öyle. Konuya dönecek olursak hayatın inişleri ve çıkışları olsa da Şenol GÜNEŞ deyince hep Trabzonspor gelir. Adeta bu...

 
Yol Yürek Hayır
Yol Yürek Hayır

Medeniyetlerin belki de en önemli göstergesi yollarıdır. Yol varsa gidilebilir, yol varsa kavuşmak mümkündür, yol varsa ulaşım gerçekleşebilir… Yol yoksa hayat yok, yol yoksa gelişimin önünde de kocaman bir engel var demektir. Yol yoksa insan gidemiyor, insanın gidemediği yere medeniyet, dolayısıyla insanlık da gidemiyor demektir. Bir yol gördüm başı var, sonu yok. Adeta çıkmaz bir yol. Bir yol gördüm yeni yapılıyor. Topraklar bir sağa, bir sola ayrılıyor; taşlar ve sert kayalar yerinden oynatılıyor. Geçit vermeyen sert kayaların başı dinamitle yarılıyor ve yol yapımı devam edebiliyor… Sonunda geçit vermeyen taşlar yarılıp, yer yerinde oynatılınca, geçit vermeyen dağlar da tünellerle delinip...

 
Çocukla Çocuk Olunur
Çocukla Çocuk Olunur

Rahmet peygamberi sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed (SAV), torunları Hasan ve Hüseyin’i kucağına alır, okşar, öper ve her zaman sevgisini gösterirdi. Hatta namaz kılarken torunları O’nun omuzlarına ve sırtına çıkardı. Onlar rahatsız olmasınlar diye belki oyunları bozulmasın diye torunları omuzlarından inene kadar secdeden başını kaldırmazdı. Biz ise namazda önünden geçti diye evde çocuğunu ve torunlarını; camilerde çocukları azarlayan hatta bazen döven insanlara şahit olduk geçmişte. Tabi bu davranışın temelinde her zamanki gibi peygamberi yeterince tanımayışımız ve bilgisizliğimiz yatmaktadır.         Sevgili Peygamberimiz, sokak ve çarşılarda karşılaştığı çocuklara selam verir, saçlarını okşar ve onlara bir şeyler ikram ederdi. Çocuklara karşı çocuk gibi davranır,...

 
Son Nokta -2
Son Nokta -2

Hayat iki nokta arasında bir çizgi dedik durduk. Her gün bizim için bu çizgiye koyduğumuz bir nokta... Noktalarımız çizgimizi oluşturacak. Belki uzun, belki çok kısa olacak çizgimiz bunu bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir şey var o da kalıcı izler bırakmak isteyişimizdir. Evet, böyle demiştik önceki yazımızı bitirirken. Bugün bu ilk ve son nokta arasından bir noktadan bahsedeceğiz. Noktalarımızın varlığını görmeye, önemini anlamaya çalışacağız. Yaşımız eriyordu artık. Elimiz kalem tutmaya da başlamıştı. A’yı öğrendik önce, sonra B’yi, sonra da C’yi… Derken harfler heceleri, heceler de kelimeleri kovaladı. Kelimelerimizi kelimelerimize ekledik. Bir araya getirip onları topladık. Yani onları cümle yaptık. Ve öğrendik...

 
Hac Yolcusu
Hac Yolcusu

Bir hac yolcusudur yola çıkan. İlahi emri yerine getirmektir arzusu. Yüce yaratıcımızın kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’deki buyruğunu hatırlamak gerekiyor şurada.”… Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerinde bir hakkıdır…”(Al-i İmran Suresi, 97). Bu yüce emrin farkında olan her inanç insanı o kutsal mekanı her zaman zaten görmek isteyecektir. Günün beş vakit namazında o yöne (kıbleye) dönen nice insanın aynı duygu örüntüsü içinde oluşu da oranın adeta bir çekim merkezi olmasını sağlamaktadır. Yolcu ilahi emrin bilincinde çıkar ve düşer yoluna. Niyetini çoktan yapmıştır. Nasip olur da bir gün düşerim yoluna diye. Dönen bir hac yolcusunun “Allah herkese nasip...

Hazırlayan : Musa AYDOĞDU

Seslendiren: Hacer AKTAŞ

Hazırlayan : Musa AYDOĞDU

Seslendiren: Hacer AKTAŞ

Hazırlayan : Musa AYDOĞDU

Seslendiren: Hacer AKTAŞ