DUYURU

DKAB müfredatı yenilendiği için sitemizdeki bu dersle ilgili dokümanların eski olduğu bilinmelidir. Yeni güncel dosyalar zamanla eklenecektir.

Çocuklarımız Allah'ı Merak Ediyor?

musa2Nasıl merak etmesinler ki?

Bu yazıda bedensel, bilişsel, duygusal vb. alanlarda hızlı bir gelişim gösteren bebeğin/çocuğun özellikle dil gelişimi ve buna bağlı olarak duygusal gelişimi üzerinde duracağız. “Doğan her çocuğun fıtrat üzere ( Allah’a inanmaya yatkın) olarak doğduğunu” sevgili peygamberimiz belirtiyor.

Yeni doğan müslüman bir bebeğin ilk duyduğu kelimelerden birisi de Allah kelimesi değil midir? Sağ kulağına okunan ezanda ve sol kulağına okunan kamette birçok defa tekrarlanmıyor mu Allah sözcüğü? İşte bütün bunlar başlayan merakın ilk aşamaları olsa gerek. Devam eden süreçte de çocuk sürekli olarak Allah kelimesini duymaktadır. Beş vakitte okunan her ezan da ona ilk zamanlar kulağına okunan ezanı hatırlatıyor olsa gerek. Yani Allah’ı hatırlatıyor omalı.

Çevreden ise sürekli olarak “Allah razı olsun, Allah rahmet etsin, Allah şifa versin, Allah kabul etsin” vb ifadelerle çocuk Allah sözcüğünü duymaktadır. İşte bu esnada gittikçe artan bir merak da başlamaktadır.

Yaş ilerledikçe dil gelişimi artmakta buna bağlı olarak da çocuk anlama ve kavrama çabası içine girmektedir. Çünkü 2-7 yaş arası dil gelişiminin en hızlı olduğu dönemlerdir. Bu da sonuç olarak çocukların sürekli artan sorularını ortaya çıkarmaktadır. Bu süreçte çocuk her şeyi olduğu gibi Allah’ı da (genellikle dört yaşından itibaren) merak etmektedir. Arka arkaya gelen şu şekildeki sorularını anne, baba veya başkalarına sormaya başlamaktadır:

Anne Allah neye benziyor?

Baba Allah ne kadar büyük? Senden de büyük mü?

Allah kız mı erkek mi?

Allah`ı niçin göremiyorum?

Allah oyuncaklarımı da sever mi?

Hayal dünyaları oldukça geniş olan bu dönem çocuklarından ( 2-6 yaş) daha değişik şekillerde sorular duyabiliyoruz. İşte burada bir anne, bir baba, bir veli olarak biz büyüklere önemli görevler düşmektedir.

Nasıl ki bir bina temelleri üzerine yükselir, her şeyde olduğu gibi insandaki din duygusunun temelleri de bu dönemde atılmaktadır. Gelecekte yetişkin ve sorumlu bir insan olacak çocuğun dini eğiliminin yapı taşları da bu dönemde oluşmaktadır. Çocuğun yetiştiği bir ortam olan ailenin bu dönemde çocuk üzerindeki etkisinden bahsetmeye gerek yok. Ancak burada “ Her doğan çocuk fıtrat üzere doğar. Sonra anne-babası onu ya yahudileştirir ya hıristiyanlaştırır ya da mecusileştirir” hadisinde sevgili peygamberimizin yaptığı vurguyu ailenin önemi açısından iyi anlamalıyız. Kısacası doğru veya yanlış, iyi ya da kötü bu temeli aile atmaktadır. Ailelerin de bunun bilincinde olması gerekmektedir.

Bu nedenle bu dönemde çocukların soruları karşısında asla kızmamak gerekir. Ayrıca en çok yapılan yanlışlardan biri de “Allah ile korkutmak”tır ki bundan kesinlikle kaçınılmalıdır. Çünkü bu durum çocuğun kişilik gelişimini olumsuz etkiler. Sorularına cevap alamayan, azarlanan ya da korkutulan çocuk kendisine karşı suçluluk duygusu geliştirecek ve artık sormaktan utanacak ve kendini geri çekecektir. Ayrıca kendisine ve çevresine karşı da güven duygusunu kaybedecek hatta Allah ile korkutulan çocuk da Allah’a güvenmeyecek ve içinde gittikçe artan bir korku yükselecektir. Korkuya dayalı bir inancın daha baştan temelden sarsıldığı da açık bir gerçekliktir.

Sevgili anneler, sevgili babalar, sevgili eğitimciler, sevgili veliler, bu satırları okuyan sevgili okuyucular,

· 2-6 yaş çocuklarda dil gelişimi hızlı olduğundan değişik konularda olduğu gibi Allah ile ilgili soruları da olacaktır çocukların. Bu normal bir durumdur. Normal karşılanmalıdır.

· Bu dönem çocukların her alanda temel güven duygusu ve arzusu içinde olduğu bir dönemdir. Güven sarsıcı şeylerden uzak durulmalıdır. Özellikle yaramazlık yapan çocukları korkutmak için “Allah çarpar” gibi ifadeler asla kullanılmamalıdır. Bu durum çocuğun Allah’a olan ve olması gereken güvenini sarsar.

· Din duygusunun temel yapısı da bu dönemde oluşmaktadır. Bu nedenle bilgiler, kavramlar mümkün olduğu sürece doğru anlatılmalı ve açıklanmalıdır. Çocuktur anlamaz diyerek yanlış veya eksik bilgi verilmemelidir.

· Ben merkezci düşünceye sahip çocuklardan “ Allah’ım bak, babam bana yeni ayakkabı almış” gibi cümleler duyabiliriz. Bu durum çocuğun Allah’ı sevmesi için fırsat olarak değerlendirilebilir. Allah’ın onunla birlikte olduğu duygusu kazandırılabilir. Bu nedenle bu tür ifadeleri desteklenmelidir.

· 2- 7 yaş dönem çocukları cinsiyeti keşfedip cinsiyete ayırımını fark etmeye başlamaktadırlar. Bu nedenle yukarıda örneğini de verdiğimiz Allah’ın cinsiyetiyle ilgili sorular sorabilmektedirler. Bu sorular karşısında çocuğa “çok ayıp, ne biçim konuşuyorsun” gibi ifadelerle tepki vermeyelim. Bu durumda çevremizden cinsiyeti olmayan canlı/cansız bir varlığı örnek göstererek her şeyin cinsiyetinin olmadığını çocuğa fark ettirmeye çalışmamız gerekir.

Unutmayalım.

Kişinin ileride nasıl bir yetişkin olacağı çocuğun bu dönemde geçirdiği aşamalara bağlıdır. Hassas konulardan oluşan dini konularda bilgi/eğitim verilirken dikkat edilmeli ; eğitimciler, veliler, anne ve babalar çocukların gelişim aşamalarını iyi bilmelidir.

 

27.02.2010

Musa AYDOĞDU

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

İşte O Gün
İşte O Gün

Hayaller fikirlerin, fikirler davranışların, davranışlar alışkanlıkların şekillenmesinde etkendir. Hepsi de insan karakterinin oluşumunda ve gelişiminde önemli unsurlardır. “Hayaldi, gerçek oldu” ifadesini ilk duyduğumda etkilendiğimi belirtmeliyim. İç içe mesajlar sunan bu ifadede hayal sanılan şeylerin gerçekleştiğini; yine hayal zannedilen bazı şeylerin de gerçekleşeceğine vurgu yapılmaktadır. Biz çevremizden zaman zaman şu cümleleri duyarak büyüdük: “ Biz göremeyiz, belki siz veya çocuklarınız görür.” Şimdi düşünüyorum da büyüklerimizde yaşadıklarından dolayı ne bir hayal...

Bir Abdest Kaç Namaz?
Bir Abdest Kaç Namaz?

Malum. Küresel ısınma var. Dünyada iklim dengelerinin alt üst olmaya başladığı bir zaman dilimindeyiz. Kullanılabilen su kaynakları azalıyor. Suyu bulmak ve suya ulaşmak gittikçe zorlaşıyor. Canlılar için öneminden bahsetmeye gerek olmayacak derecede bir ihtiyaç su. Gelecekte su savaşlarının yaşanabileceği yönünde fikir yürüten insanlar var. Gidişata bakılırsa hiç de hafife alınacak bir düşünce değil.             Her neyse. “Eden bulur” diye bir deyim var dilimizde. Yaşananlar insanların iyi veya kötü ortaya...

Yalan Söylemek Yorucu mu?
Yalan Söylemek Yorucu mu?

  Onu hepimiz tanıyoruz. Türk futboluna çokça emeği geçen büyük bir spor insanı desem abartmış sayılmam. Dürüstlüğü, tutarlı kişiliği ve güven veren duruşuyla değişik kesimlerin üzerinde uzlaştığı bir insan o. 2002 FİFA Dünya Kupa’sında Türk Futbol’unun başarısının altında onun imzası var. Sanırım tahmin etmiş olmalısınız kimden bahsettiğimi: Şenol GÜNEŞ Zannetmeyin ki burada uzun uzadıya spordan bahsedeceğiz. Sporla çok ilgilendiğimi söyleyemem. Nedense bir türlü ısınamadım sporla ilgili uğraşlara. Hani olur ya...

Aramızda Selamı Yaymak
Aramızda Selamı Yaymak

Merhaba diyorum öncelikle.Tüm Çaybaşılı hemşehrilerimiz merhaba. Bu köşenin müdavimleri merhaba. Yazımızla ilk defa karşılaşan herkese merhaba. Bu satırları yazmak için çabalayan parmaklarım merhaba. Bu satırları okuyan gözler sizlere de merhaba.  İçimden gelen o sıcacık sevgiyle kucaklıyorum herkesi. Ne yazmalı, nasıl yazmalı diye sormuyorum bile kendime. Parmaklarım klavye üzerinde dolaşırken aklımdan geçiriyor düşünceler bir bir. Düşünüyorum. Düşünceler benim elbette. Ve o anda yazıya düşüyor düşüncelerim. Ama yazıya dökülmeye başladığı an...

Din Duygusu
Din Duygusu

Gözlem: Birkaç ay önceydi. Bir arkadaşımın evindeyim. Oturuyoruz. Yatsı vakti. Ezan sesi geliyor uzaktan. Henüz bir yaşını yeni doldurmuş olan Emin bebek parmağını yukarı doğru uzatıyor. Allah diyor aynı anda. O sesin geldiği yöne, ezan sesine doğru uzatıyor minnacık güzel parmaklarını. Kelimeyi tam söyleyemiyor… Yaklaşık bir ay önce de evime misafir gelen ve tahminen bir buçuk yaşında bir cennet kokusuna bakın siz. Vakit ikindi. Yine ezan okunuyor. Bu sefer...